logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
Açıktan oruç yemek
Ağızdaki kan ve oruç
Bozan ve bozmayanlar
Bütün yıl oruç
Çeşitli sorular
Günah işleyenler
Haram işlemek
Hastaların orucu
Hilal görülünce
İftar vermek
İftarı geciktirmek
İtikâf nedir?
Mekruh olan-olmayan
Mezheblerde hükümler
Muayyen günlerde
Mubah olan özürler
Nafile oruç
Orucu bozan şeyler
Orucu bozmayanlar
Orucun farzları
Oruç açarken
Oruç faydalıdır
Oruç kefareti
Oruç tutamayanlar
Oruç tutmamak
Oruç ve aç durmak
Ramazan eğlencesi
Ramazanda beslenmek
Ramazanda ibadet
Seferilikte oruç
Şevval ayında oruç
Taharette su kaçması
Teheccüd,Seher,Sahur
Uyuyarak oruç tutmak
+Takvim Bilgileri
Doğru İmsâk Vakti
Fecr ve Şafak
Rasad Hakkında
Rü'yet-i Hilâl
Temkin Müddeti
Yanlış İmsâk Vakti
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
Loading

YANLIŞ OLAN, 1983 VE SONRASI NAMAZ VAKİTLERİNİN AÇIKLAMASI (1)
 

Yukarıda görüldüğü gibi, namaz vakitleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1 Ocak 1983 gününden itibaren değiştirilmiştir. Yer küresi ile güneşte ve hareketlerinde, hiçbir değişiklik olmadığı hâlde, bir günde imsakte Ankara için 20 dakika ileri, yatsıda 9 dakika geri alınmak sureti ile değiştirilmiştir. Bunun ilmî izahı yoktur. Aşırı temkin ile de alakası yoktur. İlmen ve astronomik zaruretine binaen temkin müddetinin kullanılması şarttır. Kullanılmazsa yanlıştır.

1982 ve dahâ önceki yıllarda, takvîmlerde bildirilen imsâk vakitleri için uygulanan ve (-19) derece olan güneşin ufkun altındaki yükseklik açısı, 1983 senesinden itibâren, (-18) derece alınmıştır. Bunun hiçbir şer’î, ilmî ve astronomik mesnedi de yoktur. Böylece 1983 senesinden itibaren bütün takvimlerde neşr edilen doğru vakitler terk edilerek, İslâm âleminin birlik ve beraberliğinden ayrılınmıştır. Çünkü (-18) derece, islâm âlimleri ve islâm astronomi mütehassıslarının ittifakla bildirdikleri, beyâzlığın doğudaki ufuk hattında bir nokta hâlinde görülmesi şeklinde değil de, Avrupalıların beyâzlığın ufukda yayılması şeklinde bildirdikleri “Astronomik tan”a âid olan irtifâ’dır. Hem Güneşin ufkun altındaki açısını, (-18) derece almakla ve hem de bütün islâm astronomi âlimlerinin doğru imsâk ve yatsı vakitlerini bulmak için, hesâblarda astronomi ilminin îcâbı olarak kullandıkları temkin müddetini de kaldırmakla, bu iki değişikliğin neticesinde, imsâk vaktinde yaklaşık (Türkiye gibi arz derecesi 36-42 derece arasında kalan yerlerde) 15-20 dakîkaya varan ve yatsı vaktinde de temkin müddetini kaldırarak 10 dakikaya varan farklar ortaya çıkmıştır. Yani, oruca Türkiyede gerçek imsâk vaktinden, takrîben 15-20 dakîka sonra başlanmakta,15-20 dakîka dahâ yeme ve içmeye devâm edilmekte ve tutulan oruclar da fâsid olmaktadır. Böyle imsâk vakitlerine uyularak tutulan oruclar fâsid olduğundan, kazâ edilmeleri lâzımdır. Yatsı vaktinde de 10 dakikaya varan farklarla yatsı namazının farzına da vakit girmeden başlandığı için, bu namazın kazâ edilmesi îcâb eder.

Temkin müddeti lâlettayin bir müddet değildir. Her birinin ayrı ayrı formülleri veya hesâbla bulunarak hazırlanan cedvelleri olan, birbirlerinden farklı 4 unsurun bulunup, aralarındaki işlemleri de yapılarak elde edilen müddet olup, bu temkin müddeti astronomik formülle bulunan öğleden evvelki vakitlerden çıkarılarak, öğleden sonraki vakitlere ilâve edilerek takvimlere yazılan doğru namaz vakitleri bulunur.

Temkin Cedveli için lütfen tıklayınız!

Temkin müddetini kaldırmak, doğru namaz vakitlerini ortadan kaldırmak demektir. Her namaz için ayrı ayrı temkinler yoktur. Temkin müddeti bir ihtiyat zamanı değildir. Temkin mikdârını bir ihtiyât zemânı zan ederek, imsâk vaktini 3-4 dakîka gecikdirenin orucu ve gurûbu (akşamı) 3-4 dakîka öne alanın orucu ve akşam nemâzının fâsid olacağı (Dürr-i yektâ)da da yazılıdır.

“Temkin Müddeti” hakkında teferruatlı malûmat için lütfen tıklayınız!

Nitekim Diyanet’in ilgili yetkilileri ile takvim temsilcilerinin de katıldığı, Diyanet İşleri Başkanlığında yapılan 26.05.1992 târîhli toplantıda, Diyanet İşleri Başkanlığı uzman yetkilisi Arif Çöklü’nün, uzun yıllar yapmış olduğu gözlemlerden elde ettiği sonuçlar da göz önünde bulundurularak, imsâk vakti hesâbında 19 derecenin esâs alınması ve Türkiyede temkin müddetinin 10 dakîka olarak kullanılmasının uygun olduğu husûsunda sağlanan mutabakat neticesinde, toplantıya katılan uzman yetkilisi Arif Çöklü ile Diyanet İşleri Başkanlığının Astronomu ve Vakit Hesâblama Şube Müdürü de dâhil, hey’etteki takvim temsilcilerinin imzâları ile tanzim edilen “Zabıt”la da, 1982 ve evvelindeki vakitlerin doğruluğu sabittir.

DOĞRU OLAN, 1982 VE EVVELİ NAMAZ VAKİTLERİNİN AÇIKLAMASI (2)

Türkiye Takvimi’ndeki, internette de neşr edilen oruc ve namaz vakitleri, Osmanlı âlimlerinin en yüksek makamı olan Meşîhat-i İslâmiyye’nin hazırladığı 1916 senesi İlmiyye Sâl Nâmesi ismindeki takvimden ve İstanbul Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin 1958 tarih ve 14 sayılı Türkiye’ye Mahsûs Evkât-ı Şer’iyye kitabından alınmıştır. Aynı vakitler için, 1926 senesindeki Takvim-i Ziya’da diyor ki: “İşbu takvim, Diyanet İşleri Riyaseti Heyet-i Müşâveresi tarafından tetkik edilip, riyaset-i celîlenin tasdiki ile tab’ edilmiştir.”

Doğru namaz vakitlerinin değiştirilmemesi hususunda, Elmalılı Hamdi Yazır, Sebîl-ürreşâd Mecmuası’nın 22. cildinde tafsilâtlı malumat vermiştir. 1983’e kadar, Türkiye’de temkin zamanını ve imsakte güneşin ufuktan yükseklik açısını kimse değiştirmemiş, bütün âlimler, velîler, şeyhülislâmlar, müftüler, bütün Müslümanlar, asırlar boyunca namazlarını bu şer’î vakitlerinde kılmışlar ve oruclarına bu vakitlerde başlamışlardır. Takvimimizde temkin zamanı ve güneşin imsakte ufkun altındaki yükseklik açısı değiştirilmemiş, namaz ve oruç vakitleri, doğru olarak bildirilmiştir.

İmsak vakti: Dört mezhebte de şer’î gecenin sonunda, fecr-i sâdık denilen beyazlığın ufuk hattının bir noktasında görülmesi ile, yani, Güneş ufuk hattına -19 derece yaklaşınca başlar. Oruç da, bu vakitte başlar.

İslâm alimleri ve İslâm astronomi mütehassısları, 1982 senesi ve evvelinde, imsak vaktinde güneşin ufkun altında (-19) derece olduğunda ittifak, yani söz birliği etmişlerdir. Bu ittifak, hem Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kuruluşundan, 1982 senesine kadar muhtelif yazılarında ve hâlen yayında olan sitelerinde de bildirilmiştir. Meselâ; 1958 senesinde bir köşe yazarına verilen cevap yazısında, 13.08.2010 tarihinde bir okuyucusunun sualine cevabında, 17.07.2013 tarihindeki “Basın Açıklaması”nda açıkça bu söz birliği ifade edilmektedir. 1400 seneden beri de, imsak vakti hesabında, ufkun altında (-19) derece uygulanagelmiştir. T.C. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin 08.07.1992 tarih ve 1354 sayılı yazısı ile de, bu söz birliği teyid ve ifade edilmiştir. 1983 ve daha sonraki senelerde, imsak vakti hesabında (-18) derece kullanılmış ve temkinsiz imsak ve yatsı vakitleri verilmiştir. Öğle ve ikindi vakitlerinde de, zaruri olan temkin müddeti azaltılmıştır. Bu şekilde verilen vakitlerin hepsi yanlıştır. 1898 senesinde Maarif nezaretince bastırılan, Muhtasar İlm-î Heyet isimli kitapda, “Güneş, ufka -19 derece yaklaşınca, fecirden temkin çıkarılmakla imsak bulunur.” demektedir.
Bütün vakitlerde, Türkiye’de 10 dakika temkin kullanılmaktadır. Diyânet İşleri Başkanlığı’nın 13.08.2010’da bir okuyucusunun suâline verdiği cevap yazısında; “Halîfe Me’mûn [198 (m.813) tarihinden itibaren] zamanından beri yatsı ve imsak vakitleri, bu (yatsı için -17°, imsak için -19°) değerlere göre tespit edilmiştir.” şeklinde bildirilmiştir.

17.07.2013
tarihindeki, linki hemen aşağıda bildirilen basın açıklamasında ise; “1949 yılında Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki’nin talimatıyle Kandilli Rasathanesi’nin kurucusu Prof. Fatin Gökmen Başkanlığında; Kâmil Mîrâs, İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen, Eyyüp Müftüsü İsmail Habib Erzen ve Muvakkıt Yusuf Ziya Gökçe’den oluşan komisyon da imsakın belirlenmesi için -19 dereceyi esas almıştır.” denilmektedir.

(http://diyanet.gov.tr/tr/icerik/basin-aciklamasi/8204?getEnglish=8204)

(https://www.diyanet.gov.tr/tr/icerik/imsak-vakitlerinin-belirlenmesi-usulu-ile-ilgili-aciklama/6275?getEnglish=)


İslâm astronomi mütehassısları tarafından, evvelce yazılan sayısız muteber ve kıymetli kaynaklardan sadece bâzıları kısaca aşağıdadır.

İbni Yunus (Vefâtı, hicrî 399 [milâdî 1009]), İbni Şâtır (Vefâtı, hicrî 777 [milâdî 1375]) (En-nef’ul’âm) kitâbında, çağdaşı El- Halîlinin tablolarında, Kedûsî (Rub’-ı Dâire) kitabında, (Mekteb-i bahriye-i şâhâne), fenn-i hey’et muallimi yüzbaşı Mustafa Hilmi efendi, 1306 [m.1888] baskılı (Heyet-i felekiyye) kitâbında, Erzurumlu İbrâhîm Hakkı hazretlerinin Evkât-i Şer’iyye Cedvelleri ile (Mi’yâr-ül-evkât) kitabında, Ahmed Ziyâ Bey (Vefâtı hicrî 1355) (Rub-ı dâirenin sûret-i isti’mâli) kitâbında, imsak ve yatsıda güneşin ufuktan yükseklik açıları ile temkin hakkında kıymetli ve doğru bilgiler mevcuttur.

Bütün bu kaynaklardan çıkan netice şudur: Temkinsiz ve güneşin ufkun altındaki yükseklik açısı (-18) derece alınarak hesap edilen imsak vakitleri yanlıştır.


İslâm âlimleri asırlardan beri, imsak vaktinde Güneş’in ufkun altında -19 derece olduğunu anlamışlar, diğer rakkamların doğru olmadığını bildirmişlerdir. Fetva da böyledir. Müctehid olmayanların bu fetvayı değiştirmeye hakları yoktur. Fetvaya uymayan ibâdetler, sahîh olmaz.

Dolayısıyla, kolaylaştırma ilkesi ifadesi kullanılarak, 1983 senesinden itibaren namaz vakitlerinde yapılan değişikliklerle doğru vakitler ortadan kaldırıldığından, bu yanlış vakitlere uyularak kılınan namazlar ve tutulan oruclar da fâsid olduğundan, kazâ edilmeleri lâzımdır.

TÜRKİYE TAKVİMİ VAKİT HESÂBLAMA HEY’ETİ

E-posta adresimiz: bilgi@turktakvim.com

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.