logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
DİNİ BİLGİLER
DİNİ BİLGİLER
Loading

Ölü İçin Devir ve İskât

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Devir Ve İskat Programını bilgisayarınıza indirmek için lütfen tıklayınız!

Sual: İskata bid’at, hurafe diyenler var. Dinimizde iskatın yeri nedir?
CEVAP
Gelenek diye her gün İslam’ın bir hükmünü kaldırmaya çalışıyorlar. İskata bid’at diyen sapıklar vardır. Halbuki İskât, Kitap ve Sünnet ile, kıyas-ı fukaha ile sabittir. Kur'an-ı kerimde namazların nasıl kılınacağını açıkça anlamamıza imkan yoktur. Kur'an-ı kerimde namazın nasıl kılınacağı bildirilmemiş diye, namaz kılma şekli inkâr edilebilir mi? Her husus Kur'an-ı kerimde açıkça anlatılmamıştır. Bunlar, diğer delillerle bildirilmiştir. Dinimizde dört delil vardır: Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas. Bu dört delile Edille-i şeriyye denir.

Âlimler, Kitap ve Sünnete dayanarak iskâtın hükmünü bildirmişlerdir. Mesela Nur-ül-izah, Haşiye-i Tahtavi, Halebi, Dürr-ül-muhtar, Mülteka, Dürr-ül münteka, Vikaye, Dürer, Cevhere ve Birgivi Vasiyetnamesi Şerhi gibi kıymetli kitaplarda, ölü için iskât ve devrin gerektiği bildirilmektedir.

Tahtavi
haşiyesinde buyuruluyor ki:
(Bir kimsenin, kaza edemediği namazlarının iskâtının yapılması için bütün âlimlerin sözbirliği (icma) vardır. Namazın iskâtı olmaz demek çok yanlıştır. Çünkü bu hususta mezheplerin sözbirliği vardır. [Nesai’deki] hadis-i şerifte (Bir kimse, başkası yerine oruç tutamaz ve namaz kılamaz. Ama onun orucu ve namazı için fakir doyurur) buyuruldu.) [s.356] Nimet-i İslam’daki bu hadis-i şerif, Dürer’de de mevcuttur.

Görüldüğü gibi, iskât Kitap ve Sünnette vardır. Ancak, iskâtın hükmü Kur'an-ı kerimden açıkça anlaşılmadığı için, âlimler, istinbat yolu ile çıkarmışlardır. Âlimlerin bu yol ile çıkardığı hükümlere Kıyas-ı fukaha denir. Kıyas-ı fukahayı inkâr edene mezhepsiz denir.

Mecmaul-enhür
’da diyor ki:
(Nefsine ve şeytana uyarak namazlarını kılmamış, ömrünün sonuna doğru buna pişman olup kılmaya ve kaza etmeye başlayan kimsenin, kaza edemediği namazlarının iskâtının yapılması için vasiyet etmesi caizdir.) (Müstasfa)

Oruç, namaz, zekat borcundan başka, kul hakları, ödenecek borçlar, emanet, hırsızlık, dövmek, sövmek, alay, iftira, gıybet gibi hakların da iskâtı yapılır. (Cila-ül-kulub)

Bazıları, iskâtı kabul ediyorlar, fakat iskât devri için, (Parayı, bir başka fakire hediye etmekle iskât nasıl yapılır, kim kandırılıyor?) diyorlar. İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Bir kimse, zekatını fakire verse, fakir de zekatı aldıktan sonra, getirip zengine hediye etse, zekat verilmiş olur.) [Zekat bahsi]

İskât işinde de, fakirin parayı, gönlü ile hediye etmesi gerekir. Gönlü ile hediye ederse, (Kimi kandırıyor?) denilemez. Herkes mülkünü dilediğine hediye edebilir. (Hidaye)

Bugün çok yerde iskât işleri dine uygun yapılmadığı gibi, zekat da ekseriya dine uygun verilmemektedir. Dine uygun verilmediği için “zekat kaldırılmalı” denilemeyeceği gibi, uygun yapılmadığı için de “iskât kaldırılmalı” denilemez. Dine uygun olarak nasıl yapılacağı bildirilir.

Bazı mezhepsizler “Orucun iskâtına dair âyet vardır. Bekara suresinin (Hasta veya yolcular, tutamadığı günler kadar, diğer günler oruç tutar. [Yaşlılık veya şifa ümidi kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da] oruç tutmaya güçleri yetmeyenlerin bir fakir doyumu fidye vermeleri gerekir) mealindeki 184. âyeti, oruç iskâtının gerektiğini emrediyor. Ancak namaz için böyle bir âyet yok” dedikleri halde, samimiyetsiz oldukları için, hiçbir mezhepsizin oruç için fidye verip iskât yaptığı ve oruç iskâtını dahi tavsiye ettiği görülmemiştir.

 

Sual: Devir ve iskat nasıl yapılır?
CEVAP
Ölü için yapılan iskatta, bir fakire nisaptan fazla verilebilir. Hatta, altınların hepsi, bir fakire verilebilir. Diyelim ki bir ölünün iskatı 25 kilo altın tuttu hepsi bir fakire verilse iskat yapılmış olur. Bu kadar altını bulmak zor olacağı için âlimlerimiz devir yolunu bildirmişlerdir. Bir yerden bir kilo altın ödünç alınır. Bir fakirle 25 kere devir yapılır veya 25 fakir bulunur, bir kere vermekle tamam olur.

Bütün namazlarının iskatı için vasiyet eden ölünün hiç malı yoksa veya üçte biri, vasiyete yetişmiyorsa veya hiç vasiyet etmemiş olup, veli kendi malı ile iskat yapmak isterse devir yapar. Fakat veli devir yapmaya mecbur değildir.

Bir aylık namaz iskatı için, beş altın lira veya 36 gram bilezik verilir.
Bir senelik iskat için 36 x 12 = 432 gram bilezik gerekir.

Namaz kılmadığı yıllar x bir yıllık altın sayısı = fakir sayısı x bir fakire verilen altın sayısı x devir sayısıdır.
Mesela, ölü 69 yaşında bir kadın ise, 60 senelik namaz iskatı için, 60 x 432 = 25920 gram altın, yani 25 kg ve 920 gram altın bilezik vermek gerekir. Bu kadar altını bulmak zor, hatta imkansız olacağı için devir yapmak gerekiyor. Elimizde 100 gram altın var ise, bir fakire 259 defa verip geri almak gerekir. Elimizde 1 kg altın var ise, 26 defa verip geri almak gerekir. Devire oturan fakir sayısı 26 ise, bir devirde namaz iskatı verilmiş olur. Fakir sayısı 13 ise iki devir yapmak gerekir.

Ölünün velisi veya vârislerinden biri veya bunlardan birinin vekil ettiği kimse, (Merhum .................. nin namaz iskatı için, bedel olarak, bu beş altını sana verdim) diyerek, beş altını birinci fakire sadaka niyet ederek verir. Sadakayı fakire verirken (hediye ediyorum) denmez. Sonra fakir, (Aldım, kabul ettim. Sana hediye ediyorum) diyerek bunu vârise veya vârisin vekiline hediye eder. O da teslim alır. Sonra, yine buna veya ikinci ve diğer fakirlere verir ve hediye olarak ondan geri teslim alır.

Bir aylık Ramazan orucu iskatı yaklaşık 1 altındır.
60 yıllık iskatı ise 60 x 7.2 = 432 gr bilezik eder.

Veli, altınları fakirlere her verişte, namaz veya oruç iskatı diye niyet etmelidir. Fakir de, veliye geri verirken, hediye ediyorum demeli ve veli teslim aldım demelidir. Veli, fakire verirken, (Falancanın şu kadar namazının iskatı için, şu altınları sana verdim) demesi lazımdır. Fakir de, (Kabul ettim) demelidir ve altınları alınca, kendinin mülkü olduğunu bilmesi lazımdır. Bilmiyorsa önceden öğretilmelidir. Bu fakir de lutfedip, kendi isteği ile (Falancanın namazının iskatı için, bedel olarak şunu sana verdim) diyerek başka fakire verir. O fakir de, eline alıp, (Kabul ettim) demelidir. Alınca, kendi mülkü olduğunu bilmelidir. Emanet, ödünç gibi alırsa devir kabul olmaz. Bu ikinci fakir de, (Aldım, kabul ettim) dedikten sonra, (Aynı şekilde sana verdim) diyerek üçüncü fakire verir. Böylece namaz, oruç, zekat, kurban, sadaka-i fıtr, adak ve kul hakları, hayvan hakları için devir yapmalıdır. Yemin ve oruç kefaretleri için devir yapılmaz.

Ondan sonra, altınlar hangi fakirde kalırsa, lutfedip, arzusu ve rızası ile, veliye hediye eder. Veli alıp, kabul ettim der. Eğer fakir hediye etmezse, kendi malıdır, zor ile alınmaz. Veli bir miktar altını veya kâğıt para veya ölünün eşyasından bu fakirlere verip, bu sadaka sevabını da ölünün ruhuna hediye eder.

Sual: Devir iskatta, kadın ve erkek için, yükümlülük yaşı farklı mıdır? Bir de, yaşta hicri yıl mı, yoksa miladi yıl mı esas alınır?
CEVAP
Hicri yıl esas alınır. Akıl baliğ olduktan sonra, mükellef [yükümlü] olur. Akıl baliğ yaşı bilinmiyorsa, kadın için 9, erkek için 12 yaş esas alınır. Diyelim bir kimse, miladi olarak 69 [hicri 71] yaşında ölmüş ise, kadın ise 71 - 9 = 62, erkek ise 71-12 = 59 yaş esas alınarak devir iskat hesabı yapılır.

Sual: Hiç namaz kılmamış bir insanın devir ve iskatı yapılır mı?
CEVAP
Müslümansa yapılır.

Sual: Devir ve iskat Şafiilerce de muteber mi?
CEVAP
Şafii mezhebinde Hanefi taklit edilerek devir iskat yapılır. Buğday yerine, kıymetini vermek hususunda Hanefi mezhebi taklit edilebilir. Zekat, kefaret, fıtra gibi şeyler, doğrudan doğruya camiye verilmez. Camiye bağış yapılabilir. Yani bir fakire verilir, o da camiye bağış yapabilir.

Sual: Fakirin borcu az olsa da devre katılamaz mı?
CEVAP
Katılamaz. Çünkü hediye etmesi caiz olmaz. Önce borcunu ödemesi lazımdır. Taksitli borçlar dikkate alınmaz. Nisaba ulaşmayan, [96 gram altını veya bu kadar zekât malı olmayan] kimse devre oturabilir.

Sual: Fakir vekili olan zengin, iskat devrine oturabilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Fakir ile vekili zengin, iskat için aynı devre oturabilir mi?
CEVAP
Asıl varken, vekil muteber olmaz. Yani oturamaz.

Sual: Fakir, borcunu zengine havale edip devre oturabilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ağır hasta iskat için ne yapması lazım?
CEVAP
Namazları kaza etmeden ölüm hâli gelen kimseye, bu namazların iskatı için, bırakacağı maldan fidye verilmesini vasiyet etmek vacip olur. Vasiyet etmezse, velisinin, hatta yabancının kendi malından iskat yapması caiz olur. Hacca gidemeyen zenginin, hac parasını bırakarak, başkasının gönderilmesi için vasiyet etmesi vaciptir. Malı olmayan meyyit [ölü], ölmeden önce, devir yapılmasını vasiyet ederse, velinin devir yapması gerekmez. Meyyitin kefaretlerini iskat edecek kadar malının hepsini, mirasın üçte birini aşmamak üzere vasiyet etmesi vacip olur. Böylece, devre lüzum kalınmadan, iskat yapılır. 1/3’ü iskata yetiştiği halde, 1/3’den az malın devir yapılmasını vasiyet etmek günahtır. Vasiyet etmeyip, vârisi kendi parası ile hacca gidebilir veya birini gönderebilir. Vasiyet edilmeyen zekat iskatının yapılması gerekmez. Ancak vâris, zekat iskatı için de, kendiliğinden devir yapabilir. Günah olan bir şeyi yapmak için vasiyet edilmez ve böyle vasiyetler yerine getirilmez.

Sual: Hayatta iken devir iskat yapılsa olur mu?
CEVAP
Olmaz.

Sual: İskat yapmak farz mıdır?
CEVAP
Farz değildir. İskat yapmak, ölünün namaz oruç gibi borçlarının affolması için Allahü teâlâya yalvarmak demektir. Yapılması çok iyi olur.

Sual: Devir ve iskat yapan birisinin borcu olmadığını söylediği halde, borcu varsa, devir ve iskat geçerli olur mu?
CEVAP
Devir iskat geçerli olur fakat kendisine günah olur.

Sual: Devir ve iskata oturacak fakirlerden namaz kılmayan varsa, çocuk veya kadın olsa mahzuru olur mu?
CEVAP
Evet mahzuru vardır. Çünkü İslam Ahlakı kitabının Ey oğul ilmihali kısmında, (Meyyit için namaz iskatı) bölümünde deniyor ki:
(Devire oturacak fakirin akıl baliğ salih erkek olması lazımdır.)

Demek ki devire oturacak kimselerin, akıl baliğ olması, çocuk ve kadın olmaması, bir de fasık olmaması gerekir. Namaz kılmayan kimse dinen fasıktır.

Sual: Devir ve iskatta ölü için yemin kefareti verilemez mi?
CEVAP
Devir ve iskatta fakir sayısı ondan aşağı olursa yemin kefareti için devir yapılamaz. Çünkü bir yemin kefareti için 10 fakirin her birine bir fıtra tutarında altın vermek gerekir. Ölenin üç yemin kefareti varsa, 30 fakir gerekir. Yahut 10 fakire her gün bir yemin kefaretini ödeyecek altın vermek gerekir. Bu zor olduğu için devir ve iskat yapılırken yemin kefareti genelde yapılmaz.

Yemin, oruç kefareti

Sual: Ölünün yemin ve oruç kefaretleri için devir yapılmıyor. Bunun bir çaresi yok mu?
CEVAP
Çaresi vardır. Birkaç yemin kefareti, bir günde on fakire verilemediğinden dolayı, yemin kefareti için bir günde devir yapılamaz. Oruç kefaretinde de, bir fakiri 60 gün doyurmak gerektiği için, bir günde devir yapılamaz. On yemin kefareti verilecekse, yüz fakir bulmak gerekir. Fakirlerin hepsini bir araya getirmek zor olacağı için, hepsinden vekâlet alınır. Vekil olan kimse, onlar adına yemin kefaretlerini alır. Mesela vekil olan kimseye 100 tane namaz kitabı verilse yemin kefareti ödenmiş olur. Yahut güvenilen on fakire para verip, (Seni vekil ediyorum. Bu parayla her gün, sabah ve akşam olmak üzere, on gün karnını doyuracaksın) demelidir. Bu şekilde de on yemin kefareti verilmiş olur.

Ölüyü borçtan kurtarmak

Sual: Borcu olan fakir, önce borcunu ödemesi gerektiği için, elindeki parayı, altını hediye edemediğinden, devir ve iskata oturamıyor. Bunun bir çaresi yok mu, mesela borcunu bir başkası üstlenebilir mi?
CEVAP
Ölünün ihtiyacından dolayı buna izin verilmiştir.
Havale, verenin, alanın ve kabul edenin üçünün de sözleşmesi ile olabileceği gibi, yalnız veren ile alanın veya veren ile kabul edenin yahut alan ile kabul edenin arasındaki sözleşme [anlaşma] ile de olur. Ölünün borçlarını, bir an önce ödemek gerekir.

Kabre konmadan, borçları ödenemezse, ölünün yakın bir akrabası, borcu havale yoluyla üstlenir. Böylece, hak sahiplerinin kabul etmesiyle ölü, borçtan kurtulmuş olur. Bu yol, havale metoduna tam uymuyorsa da, ölünün ihtiyacı çok olduğu için, İslamiyet izin vermiştir.

Peygamber efendimiz, borçlu olan birinin namazını kılmak istemedi. Ebu Katade ismindeki bir Sahabi, borcunu, bu yolla üstlenince, cenaze namazını kılmayı kabul buyurdu. Resulullah, Ebu Katade’ye, (Bu iki altın borcu üstlendin mi ve ölü borçtan kurtuldu mu?) buyurdu. Ebu Katade hazretleri evet deyince, Resulullah efendimiz cenazenin namazını kıldı. (S. Ebediyye)

Sual: Devir iskat yaparken nelere dikkat etmek gerekir?
CEVAP
Devir yaparken, altını verdiğimiz borçsuz fakir, paranın kendisinin olduğunu bilmeli. Ancak iskat yapılmadan önce, ölmüş bir Müslümanın namaz ve oruç gibi hak borçlarından kurtulması niyetiyle, Allahü teâlâya yalvarmak demek olduğu anlatmalı. İskata oturan fakir, altını kendi rızasıyla hediye etmelidir. İskatın sonunda, bir miktar para verilerek fakirlerin sevindirilmesi iyi olur.

Sual: Vasiyet etmeden ölen yakınlarımızın devir ve iskatını yapabilir miyiz? Öleli yıllar olmuşsa bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Vasiyet etmeden de ölse de, aradan yıllar geçse de, yine devir ve iskatını yapmak iyi olur.

Devir ve iskat

Sual: Devir ve iskat yoluyla kılınmayan namazlar affediliyorsa, namaz kılmaya ve başka ibadete ne gerek var? O zaman bir kâfir veya hiç ibadet etmeyen bir Müslüman da, iskatla Cennete gider.
CEVAP
Devir ve iskat, kâfirler ve hiç namaz kılmayanlar için değildir. Namaz kılmayan kimsenin zaten imanını muhafaza etmesi çok zordur. Devir ve iskat, namaz kılan ve diğer ibadetleri yapan Müslümanlar için yapılır. Mesela bir kimse tevbe etmiş, namaza başlamıştır; fakat kaza namazları bitmeden ölmüşse, bunların affı için devir ve iskat yapılır, Allahü teâlâya yalvarılır. Yine de affedileceği kesin değildir. Bunun gibi bir kimse, bütün namazlarını kılmıştır; ama bazı şartlarını bilmediği için, namazlarında eksiklikler olabilir, sahih olmamış olan namazları olabilir. İşte bunların affı için de, devir ve iskat yapılır. Kıldığımız namazların, tuttuğumuz oruçların kesin olarak kabul olduğunu bilmediğimiz gibi, devir ve iskatla da, bunların affedilip affedilmediği bilinemez. Allahü teâlâ ile pazarlığa girişemeyiz. Bizim vazifemiz, dinin bildirdiğini yapmaktır.

İskat yaparken

Sual: Ölünün yapmamış olduğu secde-i tilavetler olabilir. Bunlar için fidye vermek gerekir mi?
CEVAP
Hayır. (S. Ebediyye)

İskatta üzüm

Sual: Sadaka-i fıtırda olduğu gibi, iskatta da, hurma veya kuru üzümden hesap etmek daha iyi midir?
CEVAP
Evet, iyidir. S. Ebediyye’de deniyor ki: Kefaret iskatı, buğday yerine un veya bir sa’ arpa, hurma, üzümle de hesap edilerek, bunlar da verilebilir. Çünkü bunlar buğdaydan daha kıymetli oldukları için, fakire daha faydalıdır. Hepsi yerine kıymetleri olan altın veya gümüş de verilebilir. (Meyyit için iskat bahsi)

Definden önce devir iskat

Sual: Cenaze defnedilmeden önce, devir ve iskatı yapılabilir mi?
CEVAP
Evet, yapılabilir.

Zekâtın devri olur mu?

Sual: Bazı kimseler, sağa sola kâğıt para verip, (Bunları zekât olarak verdim, sonra devir yaparak hâllederim) diyor. S. Ebediyye’de (Kâğıt para olarak verilen zekâtlar sahih olmaz. Tekrar vermek lazımdır) deniyor. Eğer zengin iken fakirleşmişse, devir yapılarak kaza edeceği yazılıdır. Bunların yaptıkları yanlış değil midir?
 
CEVAP
Eskiden her Müslüman zekâtını altın veya gümüş olarak verirdi. Zamane hocaları (Kâğıt para da verilir) diyerek, zekâtın altınla verilmesini unutturdular. Bir kimse, yıllardır zekâtını kâğıt parayla vermiş, sonra kâğıt parayla zekât verilmeyeceğini öğrenmişse, bu kimsenin, hile-i şer’ıyye yaparak zekâtını altınla devir yapabileceği bildiriliyor. Çünkü zekâtını bilmeden kâğıt parayla vermiş. İslam Ahlâkı kitabında, (Zekât, kâğıt para olarak verilmez ve kabul olmaz. Evvelce kâğıt olarak verilen zekâtları, altın olarak devir suretiyle kaza etmek lazımdır) deniyor. Önceden yanlış verilen zekâtların devri yapılabiliyor. Yoksa bu işi öğrendikten sonra, (Zekâtı kâğıt parayla verir, yine devir yaparım) demek yanlıştır.
 
Ağzında dolgu olanlardan bazılarının da benzer yanlışlığı yaptıkları görülmektedir. (5 yıl, 10 yıl ağzında dolgu ile Hanefî’ye uygun namaz kılan kimse, namazları sahih olmadığı için, “Bu namazları Mâlikî’ye veya Şâfiî’ye göre kıldım” derse, namazları sahih olduğuna göre, şimdi 5 yıl, 10 yıl taklit etmeden kılar, 10 yıl sonra, “Bu namazları Mâlikî’ye göre kıldım” derse namazlar sahih olur) diyenler de çıkıyor. Bu çok yanlıştır. Çünkü dolgu dişin gusle mâni olduğunu bilmemek bir özürdür. Öğrenince hemen tevbe ediyor. Bir özrü olduğu için kabul ediliyor. Mazereti yokken guslü sahih olmadan namaz kılmak caiz olmaz. Sonra (Bu namazı Mâlikî’ye göre kıldım) demek geçerli olmaz.
 
Kâğıt parayla zekâtın verilemeyeceğini bilmeyen kimse, yıllarca kâğıt para vermişse, zekâtlarının sahih olması için ona hile-i şer’ıyye yolu gösteriliyor. Ama o, bunu öğrendikten sonra, (Nasıl olsa bu iş devirle oluyormuş) diyerek kâğıt parayla zekât vermeye devam edip, sonra devir yapması yanlış olur. İşittiğimize göre, çok kimse, önceden kâğıt para veriyor, sonra devir yapıyormuş.
 
Gerek hile-i şer’ıyye ve gerekse mezhep taklidi, dine uygun hâle getirmek için bir ihtiyaçtan dolayı yapılır. İhtiyaçsız devir yapmak, dini oyuncak hâline getirmek olur.
 
İslâmiyet’e uymaya mâni bulunduğu zaman, dinin emrini yapabilmek için, kolay olan bir çare aramaya hile-i şer’ıyye denir. İslamiyet’e uygun olması için, zekâtı altın olarak vermek ve fakirlere kolaylık olması için kâğıt lira olarak dağıtabilmek niyetiyle hile-i şer’ıyyeyi yapmak caizdir. Fakat fakirden veya vekilinden altınları geri aldıktan sonra, (Zekât verilmiş oldu) diyerek zekâtı fakirlere, İslâm’a hizmet eden yerlere kâğıt para olarak vermemek, böylece İslamiyet’e uymaktan kaçmak için hile-i şer’ıyye yapmak haramdır. Görüldüğü gibi, önce devir yapılıyor, sonra para istenilen yerlere dağıtılıyor. Paraları dağıttıktan sonra devir yapılmaz.
 
Yıllardır şahit olduğumuza göre, zekât devirleri, dine uygun yapılmamaktadır. (Bu altınları sana vereceğim, sen de bana geri vereceksin) diye anlaşmalı yapılmakta, devir sahih olmamaktadır. Bunu yapanlar, kendilerini kandırmaktadır. Anlaşma olmadan, bu işi bilen bir fakirle yapılmalıdır.

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.