logo
Ana Sayfa
KIBLE
365 GÜN DUA
ABDEST VE TEYEMMÜM
AHLAK BİLGİLERİ
ALIŞ VERİŞ BİLGİLERİ
ALLAHÜ TEALA
ANA - BABA HAKKI
BOZUK FIRKALAR
BÜYÜ-SİHİR-HURAFELER
CENNET VE CEHENNEM
CİHAD
Cihad ve fitne
Kadının cihadı
ÇEŞİTLİ KONULAR
DEVİR VE İSKAT
DİNİMİZ-BATIL DİNLER
DOĞRU İMAN BİLGİLERİ
ESHAB-I KİRAM
EVLİLİK VE AİLE
EVLİYAYI TANIMAK
FAİZ
FİTNE VE GIYBET
FİTRE-UŞUR-ZEKAT
GÖRGÜ KURALLARI
GUSÜL
HAC VE UMRE
HAYZ VE NİFAS
İDARECİLİK BİLGİLERİ
KUR'AN ÖĞRETMENİ
KUR'AN-I KERİM
KURBAN-ADAK
MEZHEPLER DOSYASI
MİRAS-FERAİZ VE BORÇ
MUCİZE-KERAMET-SİHİR
MÜBAREK GÜNLER
MÜZİK VE TEGANNİ
NAMAZ
NELERİ YİYEBİLİRİZ
NİKAH-TALAK-MEHR
ORUÇ
OSMANLI SULTANLARI
PEYGAMBER EFENDİMİZ
SAĞLIK BİLGİLERİ
SIRAT KÖPRÜSÜ
SÜNNET VE BİD'AT
ŞAFİİ İLMİHALİ
TESETTÜR
UYDURMA HADİS OLURMU
YEMİN VE KEFARETİ


Ziyaretçi Sayısı
DİNİ BİLGİLER
DİNİ BİLGİLER
Loading

Cihadın dindeki yeri

Konuyla ilgili Sesli Dosyayı dinlemek için lütfen tıklayınız!

Sual: Hapse girmek cihad mıdır? Cihadın dindeki yeri nedir?
CEVAP
Cihad, ihtilal yapmak, âmirlere karşı gelmek ve isyan etmek, dövmek, yıkmak, kırmak, sövmek demek değildir. Böyle şeyler yapmak, fitne çıkarmak olur. Yani bölücülük olur. Müslümanların ezilmesine, hapse girmesine ve din, iman bilgilerinin yasak edilmesine yol açar. Böyle fitne çıkarana Peygamber efendimiz lanet etmiştir. Hapse girmeyi istemek, bir müslüman için şeref değildir. Müslüman için şeref; İslam’ın güzel ahlakını edinmek, herkese iyilik etmek, İslamiyet’e uymak, her mahluka faydalı olmaktır. Hapse giren, bu şereflerden mahrum kalır. Kendini tehlikeye atmak ahmaklıktır, günahtır. Allahü teâlâ, (Kendinizi tehlikeye atmayınız!) buyuruyor. (Bekara 195)

Cihad, Allah düşmanları ile çeşitli yollarla ve çeşitli vasıtalarla mücadele etmek demektir. Nefsimiz, Allahü teâlânın en büyük düşmanıdır. Nefsle yapılan cihada "Büyük Cihad" denir.

Cihad, Allah düşmanlarının tesirsiz hale gelmesi veya imanla şereflenmesi için, bu uğurda canını, malını feda etmektir.

Cihad, Allahü teâlânın dinini Onun kullarına ulaştırmak, insanları küfürden cehaletten kurtarıp, imana, ebedi saadete kavuşturmak demektir.

Allah için hizmet

Cihad, insanları İslam dinine çağırmak demektir. Bu da çeşitli yollarla olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kâfirlere karşı malınızla, canınızla ve dilinizle cihad ediniz!) [Redd-ül-muhtar]

Cihad, Allah için hizmettir. Bu hizmetin kolay tarafı yoktur. Bu, ihlas ister, müdara ister, kısaca, güzel ahlak ister. Memurlukla mukayese edilmez. İzin, mesai, gece-gündüz mefhumu düşünülmez. Bu hizmette sıkıntıyı nimet bilmek gerekir. Çok çalışan, çok sıkıntı çeken, çok nimete kavuşur.

Kur'an-ı kerimde cihadla ilgili âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyle:
(İman edenler, [yurtlarını, mallarını bırakıp] hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler, Allah’ın rahmetini umarlar.) [Bekara 218]

(Ey iman edenler! Din düşmanlarının eziyetlerine sabredin. Onlarla olan cihadda üstün gelmek için, sabır yarışı yapın. Sınır boylarında kâfirlere karşı cihad için nöbet bekleyin ve Allah’tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz)
[Al-i İmran 200]

(Hakiki müminler, Allah yolunda cihad eder, kötülenip kınanmaktan korkmaz.)
[Maide 54]

(Mal ve canlarını feda ederek din düşmanları ile, Allah rızası için cihad eden müslümanlar, oturup, ibadet edenlerden üstündür. Hepsine de, Cenneti söz veriyorum.) [Nisa 95]

(Mekke’nin fethinden önce malını veren ve cihad edene, fetihten sonra malını dağıtan ve cihad edenden daha büyük derece vardır. Allah, hepsine Cenneti vaat etti.)
[Hadid 10]

(Ey müminler, Allah’tan korkun, Ona, Onun rızasına kavuşmak için vesile arayın ve Allah yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.)
[Maide 35]

(İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler ve bunları barındırıp yardım edenler, işte gerçek mümin bunlardır.)
[Enfal 74]

(Hakiki müminler şunlardır ki, Allah ve Resulüne iman ettikten sonra, imanlarında şüpheye düşmeyip Allah yolunda malları ve canları ile cihad edenlerdir.)
[Hucurat 15]

(Allah’a ve Resulüne iman eder, malınızla, canınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz ki bu sizin için çok hayırlıdır.) [Saf 11]

(Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, hanımlarınız, aşiretiniz
[hısım, akraba ve yakınlarınız] kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret ve meskenler, size Allah’tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasıklar güruhunu hidayete erdirmez.)
[Tevbe 24]

(Hafif ve ağırlıklı olarak [Kuvvetli- zayıf, genç-yaşlı, zengin-fakir, yaya-atlı, silahlı-silahsız hepiniz] savaşa çıkın, malınızla, canınızla Allah yolunda cihad edin! İyi bilin ki bu sizin için daha hayırlıdır.) [Tevbe 41]

(Allah yolunda hakkıyla cihad edin!) [Hac 78]

(Herkes, kendisi için cihad eder, faydası kendinedir.) [Ankebut 6]

Cihad çeşitleri

Cihad, emr-i maruf ve nehy-i münker demektir. Kâfirlere İslamiyeti tanıtmak, onları küfür felaketinden kurtarmaya çalışmak, müslümanlara da ilmihallerini öğretmek, onların haram işlemelerine mani olmaktır.

Cihad üçe ayrılır:
1- Beden ile
yani her türlü harp vasıtaları ile kâfirlere karşı yapılır. Silahlı cihadı, savaşı yalnız devlet yapar.

2- Her türlü yayın vasıtası ile
, İslamiyet’i insanlara yaymak, duyurmak suretiyle yapılır. Bunu islam âlimleri yapar. İslam âlimleri olmadığı zaman, misyonerlerin ve bid'at ehlinin saldırısından korunmak için, müslümanların Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerini, yazılarını, kitaplarla, her türlü basın vasıtasıyla, radyo ve TV ile bütün dünyaya yaymaları, duyurmaları gerekir.

İslam’ın iç ve dış düşmanlarının yıkıcı, aldatıcı, propagandalarına karşı, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği hakiki müslümanlığı yaymak günümüzün en kıymetli cihadıdır. (İslam Ahlakı)

3- Dua ile
yapılan cihad. Bu cihad, bütün müslümanlara farz-ı ayndır. Öteki cihadlar ise farz-ı kifayedir. Bu cihadı yapmamak büyük günah olur.

Dua askerinin önemi

Bu cihad, beden ile ve din bilgilerini yaymak suretiyle cihad eden müslümanlara dua etmekle olur. (Leşker-i gaza, leşker-i duanın yardımına muhtaçtır.) [Leşker asker demektir.]
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Müminin amelinin en efdali, Allah yolunda cihaddır.) [Taberani]

(En faziletli insan, malı ile, canı ile Allah yolunda cihad eden mümindir.)
[Buhari]

(Cihad etmeden veya cihad etmeyi düşünmeden ölen, nifak üzere ölür.)
[Müslim]

(Cihadı terk eden topluluk, mutlaka umumi bir belaya maruz kalır.) [Taberani]

(Fi-Sebilillah cihad eden, Cenneti hak eder.)
[Taberani]

(Cihad eden, üzüntüden, sıkıntıdan kurtulur.) [Hakim]

Peygamber efendimiz, Mirac gecesi, ekin ekip bir günde biçen, bir topluluğu gördü. Biçtiği mahsül yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim olduğunu sorunca, Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Bunlar Allah yolunda cihad edenlerdir. Bunların bir iyiliğine yediyüz misli sevap verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir.) [Bezzar]

En büyük düşman kim ise, onunla yapılan cihad elbette daha büyüktür. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: (Dışarıdan gelen kötü istekler şeytandan gelmiş olmakla beraber, geçici hastalıklardandır. Küçük bir ilaç ile kolayca giderilebilir. Nisa suresinin 76. âyet-i kerimesinde (Şeytanın aldatması elbette zayıftır) buyuruluyor. En büyük düşmanımız nefsimizdir.) [c.3, m.27]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kulun nefsi ile yaptığı cihad büyük cihaddır.) [Deylemi]

(Cihadın efdali, nefs ile yapılan cihaddır.) [İ. Neccar]

(Asıl mücahid, nefsi ile cihad edendir.) [Tirmizi]

Cihadın esas gayesi

Cihad eden mümine "Mücahid" denir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mücahid, gündüz oruç tutan, gece ibadet eden gibidir. Evine dönünceye kadar kendine sevap yazılır.) [İ. Ahmed]

(Bir mücahidi doyurmak, ona yardım etmek, dünyadan ve içindekilerden daha kıymetlidir.)
[Hakim]

(Mücahidlere eza vermekten Allah’tan korkun! Allahü teâlâ, Peygamberlere eza edenlere gadap ettiği gibi, mücahidlere eza edenlere de gadap eder. Peygamberlerin duasını kabul ettiği gibi, mücahidlerin de dualarını kabul eder.)
[Deylemi]

Cihadın esas gayesi olan emr-i maruf, diğer cihadlardan daha üstündür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda gazaya [cihada] verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın [cihadın] sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i anil-münker sevabı yanında, denize göre, bir damla su gibidir.) [Deylemi]

(En faziletli cihad, farzları ifa etmektir.)
[İ. Ahmed]

(Malı ve canı ile cihad eden, ortalığın karışık olduğu zaman bir kenara çekilip ibadetini yapan ve kimseye zararı olmayan insan, mümin-i kâmildir.)
[Hakim]

(Kadının cihadı kocası ile iyi geçinmektir.)
[Şir’a]

(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]

Sual: Cihad farz mıdır?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde cihadın farz olduğu bildiriliyor. (Bekara 216)
Âlimlerin çoğu cihadın farz-ı ayn değil, cenaze namazı kılmak gibi farz-ı kifaye olduğunu bildirdi. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Mal ve canları ile cihad edenler, oturanlardan üstündür.) [Nisa 95]
Âlimlerin çoğu (Bu âyet-i kerime, cihadın herkese farz-ı ayn olmadığını, farz-ı kifaye olduğunu bildiriyor) dediler.

Cihad savunma savaşı mıdır?

Sual: Cihad demek sadece savunma savaşı mıdır?
CEVAP
Hayır, sadece savunma savaşı değildir. Cihad, insanların İslamiyet'i işitmelerine ve Müslüman olmalarına mani olan zâlimleri, sömürücüleri ortadan kaldırarak, insanların Müslüman olmakla şereflenmeleri, böylece iki cihanda da saadete kavuşmaları için yahut Müslümanlara saldıran kâfir, zâlim ordularına karşı Müslümanların mallarını, canlarını ve ırzlarını, namuslarını korumak için, canla, malla, yayın yoluyla yapılan savaştır.

Güç kullanarak cihadı yalnız devlet yapar. Fertlerin başkalarına saldırmalarına cihad değil, çapulculuk, barbarlık denir. Sözle, yazıyla cihad etmek, âlimlerin vazifesidir. Kalble ve duayla bunlara yardım etmek ise, her Müslümanın vazifesidir. (Hadika)

Sizin dininiz size, benim dinim bana

Sual: Kâfirun suresindeki, (Sizin dininiz size, benim dinim bana) ifadesine göre, kâfirlerin dinine karışmamak mı gerekiyor?
CEVAP
Müşrikler, Resulullaha haber gönderip, (Bir yıl, o bizim ilâhımıza ibadet etsin. Bir yıl da, biz onun Allah’ına ibadet edelim) şeklinde teklifte bulundular. Bunun üzerine Kâfirun suresi indi. (Sizin dininiz size, benim dinim bana) denmesi, savaş emri gelmeden önceydi. Savaşı emreden âyetle, bu kısım nesh edilmiştir. Surenin hepsinin nesh olduğu söylendiği gibi, (Haber mahiyetinde olduğu için, nesh olmamıştır) da, denildi. (Kurtubi tefsiri)

İmam-ı Muhammed hazretleri de buyuruyor ki: Cihad emri yavaş yavaş geldi. Şöyle ki:

1- İlk olarak, İslamiyet’in başlangıcında müşriklerle karşılaşmamak ve onlara yumuşak davranmak emredildi.
2- İkinci emir geldi. (Kâfirlere yumuşak ve güzel sözlerle İslamiyet’i bildir!) denildi.
3- Üçüncü emir geldi. İhtiyaç halinde savaşmaya izin verildi.
4- Dördüncü emir geldi. (Kâfirler size eziyet verirse, onlarla savaşın) denildi.
5- Beşinci emir geldi. Medine’de İslam devleti teşekkül edince, (Haram olan dört ayın haricinde her zaman savaşabilirsiniz) dendi.
6- Altıncı emir geldi. (Devlet, düşman olan kâfirlerle her zaman savaşabilir) dendi. Böylece, cihad etmek, farz-ı kifaye oldu. (Siyer-i kebir)

Allahü teâlânın dinini, Onun kullarına ulaştırmak

Sual: Silahlı mücadele yaparak İslamiyeti yaymaya çalışmak her Müslümanın vazifesi midir yoksa yalnız devlet mi yapar?
CEVAP
Cihad etmek, Allahü teâlânın dinini, Onun kullarına ulaştırmak için, çalışmak demektir. Bunun bir şekli, milletlerin başına geçmiş olup, onları köle gibi kullanan, İslam dinini işitmelerine mani olan, emrindeki insanlara zulüm, işkence yapan zalimlerle harp edip, onları kahr ve yok ederek, İslam dinini insanlara duyurmaktır. İslam dinini işitenler, Müslüman olup olmamakta serbesttirler. İsterlerse Müslüman olurlar. İsterlerse, İslamın ahkâmına, kanunlarına tabi olarak yaşar, kendi ibadetlerini yaparlar. Bu silahlı cihadı, yalnız hükûmet yapar. Devletin ordusu yapar. Bütün Müslümanlar, hükûmetin verdiği vazifeleri yapmak sureti ile bu cihada iştirak ederek, cihad sevabına kavuşurlar. Dinimizi, milletimizi yok etmek için saldıran kâfirlere karşı da müdafaa için cihad yapar. Ayrıca İslam dinini bozmak, yıkmak için, tuzaklar hazırlayan bid’at ehli, sapık, bölücü kuvvetlerle de harbeder. Bütün millet, hükümete yardımcı olarak, cihad sevabına kavuşurlar. 
(Hak Sözün Vesikaları s. 257)

Dini kitaplar neşretmek daha sevaptır

Sual: Her çeşit basın yayın vasıtaları ile insanlara İslamiyeti bildirmeye çalışmak gerekir mi, bunu herkes kendi imkanları nispetinde mi yapacak? Dini kitapları yaymak mı yoksa hayrat, nafile ibadet yapmak mı önce gelir?
CEVAP
Cihadın bir çeşidi, vaazlar, kitaplar, radyo, televizyonlar ve internet ile, İslam ilimlerini, güzel ahlakını, adaletini ve insanlara verdiği hak ve hürriyetleri bütün insanlara duyurmaktır. Cihadın başka bir şekli de, diğer şekillerde cihad yapanlara dua ile yardım etmektir.

İslamiyeti yaymak için silahlı cihad yapmak farz-ı kifayedir. Düşman hücum ettiği zaman, her erkeğe, bunlar kafi gelmezse, kadınlara ve çocuklara da farz-ı ayn olur. Bunlar da kafi gelmezse, bütün dünyadaki Müslümanların, bunlara yardım etmeleri farz olur. Cihadın ikinci şekli, gücü yetenlere, üçüncü şekli ise, herkese, her zaman farz-ı ayndır. Cihadın ikinci şeklini yapabilmek için, kanunlara uyarak, Ehl-i sünnet kitaplarını yaymağa çalışmalıdır.

Dünya için durmadan çalışılıyor. Müslüman olan, ahiret için de durmadan çalışmalıdır. İslam düşmanları ve zındıklar, İslamiyeti yok etmek için hep çalışıyor. Müslümanların buna karşı koymak için, iki şey yapması lâzımdır: Birincisi, çocuklarını Kur’ân-ı kerim kursuna göndermelidir. İkincisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin “rahmetullahi aleyhim ecma’în” kitaplarını yaymağa çalışmalıdır. (Fetâvâ-ı Hindiyye)de Vakıf kısmının ondördüncü babında diyor ki, (Hayrat, hasenat yapmak isteyen kimsenin, [hastane gibi] umuma yarayan bina yapması, köle azat etmesinden daha efdaldir, daha iyidir. [Din, fen, ahlâk gibi] faydalı kitaplar neşretmek, her şeyden daha efdaldir. Fıkıh kitapları hazırlamak, neşretmek, nafile ibadetler yapmaktan daha sevaptır). (Hak Sözün Vesikaları s. 259)

Devlete ve amirlere itaat ederek dine hizmet etmek

Sual:
Devletin izni ve yetkililerin emri olmadan, herkesin din düşmanlarına karşı mücadele etmeye kalkması, hakkını araması, başkasına saldırması, cihad olur mu?
CEVAP
Cihad, insanların İslâmiyeti işitmelerine ve Müslüman olmalarına mâni olan zalimleri, sömürücüleri ortadan kaldırarak, insanların Müslüman olmakla şereflenmeleri için yahut Müslümanlara saldıran kâfir, zalim ordularına karşı Müslümanların mallarını, canlarını ve ırzlarını, namuslarını korumak için, can ile, mal ile, propaganda ile harp etmek, savaşmak demektir. Cihadı devlet yapar. Milleti sulh zamanında cihada hazırlamak, yetiştirmek, devletin vazifesidir. Müslümanların cihad yapması, cihad sevabına kavuşması, devletin cihad yapmak veya cihada hazırlanmak için yaptığı davete, çağrıya ve kumandanların emirlerine itaat etmesi, askerlik vazifesini yapması demektir. Devletin izni ve kumandanının emri olmadan, herkesin başkasına saldırması, cihad olmaz. Çapulculuk, eşkıyalık olur. Büyük günah olur. İbni Âbidîn diyor ki, (Devletin harp etmesi, bunun için de, zamanın en mükemmel silahlarını yapması, milletin de, devlete yardım, itaat etmesi vacibtir. Devletin, askerce ve silahça daha üstün olan düşmana harp ilân etmesi, câiz değildir. Düşman hücum edince, herkesin cihad etmeleri farz olur ise de, arzu edip de, devlet ve ordu, harp etmediği için veya men olunduğu için cihad edememek günah olmaz. Harp edince, boş yere ölecekleri, etmezlerse esir olacakları biliniyorsa, harp etmeleri lazım olmaz. Müslümanların herhangi suret ile helak olmalarından korkulursa, kâfirlere mal vererek sulh olunur). [Buradan anlaşılıyor ki, zulümden, fitneden kurtulmak için, mal vermek câiz olmaktadır.] Kâfirler istila ederse, Dâr-ül-islâma hicret edilir. Hicret edemezse ve gelen kâfir devlet zulüm ederse, zulüm yapmayan kâfir memleketine hicret edilir.


(Fetâvâ-yı Hindiyye)de diyor ki, (Müslümanların adedi, kâfirlerin yarısından az değil ise ve silahları var ise, kaçmaları helal olmaz. Silahları yok ise, silahlı olan düşmandan kaçmaları câiz olur. [Meselâ füzesi yok ise, füzesi olan düşmandan kaçması câiz olur.] Bunun gibi, bir kişinin üç kişiden kaçması câiz olur. Adetleri onikibin olan ordunun, kat kat fazla olan düşmandan kaçması helal olmaz. Düşmanın silâh ateşi ile hedef aldığı yerden kaçmak câizdir). 
(Tam İlmihal s. 786)

 

 

Top
Sitemizdeki bilgilerden, Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.